24 Şubat 2010

Açık Yeşil - 24 Şubat 2010

Açık Radyo 94,9'da her Çarşamba 10:30'da yayınlanan Açık Yeşil programının 24 Şubat 2010 tarihli bölümünü buradan dinleyebilirsiniz. Programda hayvan hakları aktivisti ve Ezber filminin yönetmeni Tolga Öztorun konuğumuzdu. Tolga Öztorun'la Ezber filmini (www.ezberfilm.com), hayvan haklarını ve barınakları konuştuk.

Açık Yeşil - Hayatın, Sokağın ve Politikanın Çevre Ekoloji Gündemi - Hazırlayıp sunanlar: Ümit Şahin ve Ömer Madra



Programın Açık Radyo web sitesindeki Podcast'i için TIKLAYIN

18 Şubat 2010

Açık Yeşil - 17 Şubat 2010

Açık Radyo 94,9'da her Çarşamba 10:30'da yayınlanan Açık Yeşil programının 17 Şubat 2010 tarihli bölümünü buradan dinleyebilirsiniz. Programda küresel ısınmanın uydurma olduğuna dair inkarcıların açtığı ve Radikal gazetesinin de alet olduğu kampanyayı yorumluyoruz ve Köyceğiz - Yuvarlakçay'da HES yapımına karşı direnen köylülerin direnişine bağlanarak Avukat Berna Babaoğlu ile görüşüyoruz.

Açık Yeşil - Hayatın, Sokağın ve Politikanın Çevre Ekoloji Gündemi - Hazırlayıp sunanlar: Ümit Şahin ve Ömer Madra



Programın Açık Radyo web sitesindeki Podcast'i için TIKLAYIN

01 Ocak 2010

Kopenhag'dan Geriye Kalan Yenilenen Bir İklim Hareketi

Bu yazı 1 Ocak 2009'da Bianet'te yayınlanmıştır. http://www.bianet.org/bianet/cevre-ekoloji/119207-kopenhagdan-geriye-kalan-yenilenen-bir-kuresel-iklim-hareketi



Kopenhag iklim zirvesi iklim değişikliğiyle mücadele açısından sadece 2009'un değil, tüm zamanların en önemli olayıydı. Çıkan sonucun bu kadar büyük bir hayal kırıklığına yol açmasının bir nedeni de büyük bir beklenti yaratmasıydı. Ama Kopenhag zirvesinden bu kadar büyük bir beklentinizin olmaması da kolay değildi. Çünkü bu durumda şunlardan birini düşünmüş olmanız gerekiyordu: 1- İklim değişikliği zaten durdurulamaz. 2- İklim değişikliğini durdurmak mümkün, ama bunu hükümetlerin yürüttüğü uluslararası bir müzakere ve anlaşma zemininde yapmanın anlamı ve imkanı yok. 3- Uluslararası anlaşmalar işe yarayabilir, ama bu hükümetlerden işe yarar bir anlaşma çıkmaz.

21 Aralık 2009

Kopenhag Üzerine Röportaj

Bu röportaj Kopenhag iklim zirvesinin değerlendirilmesi için 21 Aralık 2009'da Sesonline.net'den Arife Köse tarafından yapılmıştır. http://sesonline.net/php/genel_sayfa.php?KartNo=54454


11 gün süren Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 15. Taraflar Konferansı Kopenhag’da yapıldı. 11 gün süren Konferansı 192 ülkeden 15 bin katılımcı izledi. Kürt sorunu, savaşlar, Ergenekon derken hayatımızdan dünyanın kaderini, geleceğini belirleyen bir 11 gün kayıp geçti. Ve bu 11 gün sonunda ortaya “işe yaramaz bir metin” çıktı. Kalkınmakta olan 130 ülkenin oluşturduğu G77 ülkelerinin dönem başkanlığını yürüten Sudan’ın delegesi Lumumba Stanislas Dia-Ping, metni ‘tarihin en berbat anlaşması’ diye niteleyerek reddetti. Afrikalı ülkeler de hazırlık aşamalarında yer almadığını belirterek anlaşmayı kabul etmedi.

Peki bundan sonra ne olacak? Dünya, iklimle 'Rus Ruleti' mi oynuyor? Eğer küresel sıcaklık artışı 1.5 santigrat dereceyi geçerse bizi neler bekliyor? Kopenhag bir fiyaskoysa, artık yapacak bir şey kalmadı mı? Bu soruları Kopenhag Konferansı’nı 11 gün boyunca yerinde izleyen Yeşiller Partisi MYK üyesi Ümit Şahin ile konuştuk.

06 Aralık 2009

Kopenhag kimin umurunda?


Bu yazı 6 Aralık 2009 tarihli Radikal 2'de yayınlanmıştır.


Eğer 7 Aralık’ta başlayacak Kopenhag İklim Zirvesi’nden bir sonuç çıkmazsa, yaşanacaklardan sesini çıkarmayan herkes sorumlu olacak

Ümit Şahin*

Dünyanın en önemli toplantısı yarın (7-18 Aralık) başlıyor. Dünya hükümetleri çığırından çıkmakta olan iklim değişikliğine çözüm bulmak için Birleşmiş Milletler’in ev sahipliğinde 15. kez buluşuyor. Bu kez gerçek bir anlaşmaya varmaları, üstelik radikal bir çözüm üzerinde uzlaşmaları gerekiyor. Biz de yarından itibaren Kopenhag’da olacağız. Kopenhag’dan bir sonuç çıkmasını sağlamak, sıradan insanların sesi olmak, hem zirvenin yapılacağı salonları, hem de sokağı boş bırakmamak için…

25 Ağustos 2009

İklim Değişikliğinde Dönüm Noktası Yakın

Bu yazı 25 Ağustos 2008'de Açık Radyo web sitesinde yayınlanmıştır.

2009… İklim değişikliğiyle ilgilenenler birkaç sene sonra 2009 yılını dönüm noktası olarak adlandıracaklar. Bunun birkaç nedeni var. Birincisi elbette Kyoto’nun yerini alacak yeni uluslararası iklim sözleşmesinin bu yılın sonunda Kopenhag’da tartışılacak olması. Büyük olasılıkla Kopenhag zirvesinden iklim değişikliğini durduracak anlamlı ve iddialı bir anlaşma çıkmayacak. Yine büyük olasılıkla Aralık ayında Kopenhag, iklim değişikliğini durdurmak için hükümetlerin ciddi adımlar atmasını ve radikal önlemler almasını isteyen aktivist gruplar tarafından bloke edilecek. Büyük eylemler, belki işgaller ve dünyanın bütün dikkatinin Kopenhag sokaklarına çevrilmesine neden olacak protestolar yaşanacak. Kopenhag büyük ihtimalle iklim değişikliğine karşı küresel aktivizmin Seattle’ı haline gelecek. Bu nedenle yıl sonundan itibaren iklim değişikliğine karşı mücadele veren çevrelerin bugünkü dağınık ve nispeten sınırlı etkiye sahip yapısının değişeceğini öngörebiliriz. Önümüzdeki döneme dair hesaplarımızı şimdiden bu çerçevede yapmalıyız.

20 Temmuz 2009

G8 Kararı Türkiye İçin Ne Anlama Geliyor?

Bu yazı 20 Temmuz 2009'da Açık Radyo web sitesinde yayınlanmıştır.

Dünyanın endüstrileşmiş en büyük sekiz ülkesi (G8), geçen hafta İtalya’da toplanarak her zamanki gibi dünyanın tamamını ilgilendiren kimi kararlara veya niyet belgelerine imza attılar. G8’in bu son toplantısında iklim değişikliğiyle ilgili olarak üzerinde varılan uzlaşma pek çok çevre tarafından önemli bir dönüm noktası olarak görüldü ve özellikle de Obama’nın ABD’nin küresel politikalardaki rolünü değiştiriyor olmasının bir örneği olarak değerlendirildi. G8’in iklim değişikliğiyle ilgili olarak önüne koyduğu hedef, nasıl uygulanacağı konusu ve samimiyet derecesi bir yana bırakılmak koşuluyla eskiye göre bir aşama olarak kabul edilebilir. Elbette kaçınılmaz ‘ama’larla birlikte... Yine de bütün bu ‘ama’lara rağmen kararı not etmekte ve özellikle de bu politika değişikliğinin Türkiye’yi nasıl etkileyeceğine odaklanmakta fayda var.

G8 neyi hedefliyor?

21 Haziran 2009

Kriz, Büyüme ve Türkiye – Kesin Kabuller mi, Yeşil Alternatifler mi?

Bu yazı 21-22 Haziran tarihinde yapılan Yeşil Ekonomi Konferansı'nda sunulmuştur.

1- GİRİŞ
Ekonomi üzerine eleştirel bir konuşma yapmanın en zor yanı, olmasını istediğiniz ya da olması gerektiğini düşündüğünüz durumla, olmasının mümkün olduğunu düşündüğünüz durum arasında bir seçim yapma zorunluluğu hissetmenizdir.
Birincisinin, tercihinize göre değişmekle birlikte, sizi mevcut sistemin dışında bir yere götürme ihtimali oldukça yüksektir. Bu durumda oraya nasıl gideceğinizi, ya da oraya varmanın mümkün olduğuna nasıl emin olduğunuzu tarif etmeniz gerekir. Aksi takdirde sadece eleştirmiş, şikayet etmiş, ajitasyon yapmış, hatta düpedüz hayal kurmuş olarak görülürsünüz.

19 Mayıs 2009

20 soruda Ümit Şahin

Taraf gazetesinin 20 soru anketine cevaplar (Yayın tarihi 19 Mayıs 2009)

1.En sevdiğiniz kelime nedir?
Pastoral

2. Nefret ettiğiniz kelime nedir?
Başkan

22 Nisan 2009

Türkiye Sera Gazı Salımlarında Çıkmaza Sürükleniyor!

Bu yazı 22 Nisan 2009'da "25 Nisan'da Kadıköy'e" başlığıyla açık Radyo web sitesinde yayınlanmıştır.

Türkiye, küresel ısınmaya neden olan gazların salımında geri dönüşsüz noktaya doğru büyük bir hızla sürükleniyor. Geçen hafta Türkiye’nin 2007 sera gazı emisyon envanteri Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi sekretaryası tarafından sessiz sedasız açıklandı. Envanterler her yıl 2 yıl öncesinin rakamlarını temel alır. Bu yıl karşımıza çıkan tablo iyice korkutucu.

Türkiye 2007 yılında atmosfere 372 milyon ton sera gazı salmış. Bu rakam, sera gazı salımında bütün dünyada baz yıl kabul edilen 1990’daki 170 milyon tonun %119 üzerinde. Artış hızında Türkiye’ye ait emisyon envanterlerinin açıklanmaya başlandığı 2004 yılından bu yana her yıl olduğu gibi Türkiye yine birinci. Bu artış oranı 2004’te 1990’a göre %74,5, 2005’de %83,7, 2006’da ise %95,6 idi. Görüldüğü gibi sadece 1990’a göre meydana gelen artışın miktarı değil, hızı da artıyor.